Selim Anaç'tan 'Geçmişten Geleceğe Yolculuk'

Akan Çengel
5 ay önce

Bir zamanlar kullanılmış, hatta artık kullanılamaz durumda olan nesnelerden futuristik objeler yaratıyor.

1976 doğumlu Selim Anaç yirmi yılı aşkın süredir devam eden profesyonel iş hayatında çok çeşitli tasarım ve yazılım projeleri geliştirip yönetti. Kendi firmalarında ve görev aldığı uluslar arası reklam ajansları bünyesinde, ülkemizin ve dünyanın önde gelen markalarına mobil uygulama, reklam kampanyaları ile oyun tasarımı ve geliştirilmesi üzerine çalıştı.

Bodrum’a gelişin nasıl oldu?

Üretmeyi hayal ettiklerini gerçekleştirebilmek için büyük şehirlerde yaşamak pek çoğumuz için bir zorunluluk. İstanbul’da yaşam, benim için bu mecburiyetten dolayı oldu. Yirmi yıllık iş hayatım sonucunda gördüm ki, içine girmek zorunda kaldığınız ticari düzen aslında hayal ettiklerinizi gerçekleştirmenize imkan tanımıyor. Aynı çarkın dişlileri içinde öğütülüp gidiyorsunuz. Çok az insan büyük şehirlerde kendi olmayı becerebiliyor.

Tüm bu ticari baskılar ve kişisel nedenlerin biriktiği bir noktada artık çıkmam gerektiğini, dönüşmek zorunda bırakıldığım insandan mutsuz olduğumu fark ettim.

Ailemin Bodrum macerası 1970’lere kadar uzanıyor. O yüzden ilk kaçış durağım burası oldu.  

Ürettiğim hemen her şey doğaları gereği çizikler, delikler ve deforme alanlar barındırıyor. Tüm bu kusurları, günlük hayatlarımızın bir parçası    olarak görüyorum.

Ürettiklerini nasıl tanımlıyorsun?

Açıkçası hiç tanımlama, isimlendirme derdim olmadı. 1980 dönemi çocuğu ve bilim kurgu sever olarak daha çok popüler kültüre yakın, eğlenceli işler üretmekten keyif alıyorum.

Günümüz dünyası insanının kendini mükemmel gösterme yalanından keyif almıyorum. Bana daha gerçekçi gelen eski, çizik, bozuk malzemelere yönelmemin en önemli nedeni bu.

Ne tür malzemeler kullanıyorsun?

Her türlü malzemeden faydalanmayı öğrenmeye çalışıyorum. Ürettiklerimde ana gövde ahşap olabildiği gibi, plastik ya da farklı metaller olabiliyor. Aynı şekilde üzerinde kullandığım malzemelerde değişiklik gösteriyor.

Nispeten değerli sayılabilecek paslanmış daktilolar, eski ve bozuk radyolar, kontrol panelleri, musluklar, denizcilik gereçleri gibi malzemelerin yanı sıra, son derece sıradan teneke kutular, somun-civata-vida, çarklar, dişliler gibi pek çok malzeme kullanıyorum. Kullandığım hemen her şey geri-dönüşümün bir parçası. Bir kenara atılmış, işlevini yitirmiş hatta çöp niteliği taşıyan malzemeleri toplayıp değerlendiriyorum. Yabancıların upcycling adını verdikleri ileri-dönüşüm olarak nitelendirilebilecek bir yol izliyorum.

Ahşaplar için ise yine atıl durumdaki kütükler, yakılmak üzere ayrılmış ağaç parçaları ve paletleri kullanıyorum. 

Karşılaştığın sorunlar neler?

En büyük sorunum ihtiyaç duyduğum parçaları temin etmek. Bodrum’da yaşamanın olumsuz yanlarından birisi bu sanırım. Zengin çeşitlilikte atık bulmakta zorlanıyorum. Neredeyse bir yıldır parça bekleyen projelerim var. Bu nedenle birden fazla projeye başlamam gerekiyor. Ne zaman tamamlanacaklarını ise asla bilemiyorum.

Sadece ahşap olanlar hariç tutkal veya kaynak kullanmıyorum. Tüm parçalar sökülür takılır şekilde, genellikle vida veya civata ile tutturuluyor. Kullanılan ana malzeme tek olduğu için yanlış bir işlem tüm projenin çöp olmasına neden olabiliyor. Maalesef ikincisini üretme şansı bulunmuyor. Doğru planlama ve uygulama şart yoksa fikir ve malzeme boşa gidiyor.

Gelecek planların neler?

Yolun başında olduğumun farkındayım. 2018 yılında özellikle karışık malzeme ile ürettiğim işlerde daha detaylı ve büyük ölçekli projelere geçmeyi hedefliyorum.

Vakit buldukça ahşap işçiliği konusunda kendimi geliştirmeye çalışıyorum. Kendi karakterlerimi ahşaba aktarmaya uğraşıyorum. Bir süre belirgin tek bir figür üzerinde yoğunlaşmak istiyorum.

2017 yılında prototiplerini hazırladığım, el işi masa lambalarını 2018 yılında aktif olarak üretmeye başlamayı planlıyorum. İsteyenler sosyal medya ve internet adreslerimden beni takip edebilirler. Saygılarımla...

instagram.com/selimanac
facebook.com/selimanac.junks
www.selimanac.com