Dev Markaların Arkasındaki Tasarımcı Serdar Benli

Akan Çengel
10 ay önce

1983 yılında Beşiktaş’ta bulunan, İDGSA-UESYO (İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi Uygulamalı Endüstri Sanatları Y.O.) Grafik bölümünden mezun oldu.

Halen Bodrum’daki ofisinden, Koç Holding, Arçelik A.Ş.’nin yurt içi ve yurt dışı tüm markaları ve Setur kurum kimliği danışmanlığının yanı sıra farklı kurumlar için de kimlik tasarımı hazırlamaktadır.

Okuyucularımıza kendinizden ve kariyerinizden kısaca bahseder misiniz?

İşin reklamcılık kısmı ile Yorum Ajans’ta tanıştım.  

Mimar Sinan Üniversitesi’nin Beşiktaş Güzel Sanatlar Akademisinde eğitim görürken piyasayla hep iç içeydik fakat reklamcılığı tam anlamıyla Yorum Ajans’ta öğrendim diyebilirim. Aslında reklamcılıktan çok tasarım yapmak istiyordum fakat o dönemde tasarımdan para kazanmak çok zordu.

GİFF’in kuruluşu ve Körfez Savaşı

Ali Platin ile birlikte kurduğumuz “Giff” Körfez Savaşının patlak vermesiyle krizden fazlasıyla etkilenmişti. Buna rağmen İlk kurum kimliği tasarımım olan Ulusoy’u kurucusu olduğum Birleşik Tasarımcılar Grubu’nda hazırladık.

Serdar Benli Tasarım Ofisini ne zaman kurdunuz?

Ofisi 1998 yılında daha öncede dediğim gibi tasarımdan para kazanmak için kurdum. O Dönemde Uzel Holding ile tanıştım, yeni logo, kurum kimliği vs. derken işler yoluna girdi.

2002’de Chermayeff’in Türkiye’deki temsilcisi olarak Arçelik’in tüm kurum kimliğini tasarladım.  Halen Arçelik markasının danışmanlığını yürütüyorum. Arçelik’le birlikte Beko ve Divan Otelleri ile çalıştım.

2008 yılında Koç Holding’in kurum kimliğinde bir yenilenme ihtiyacı ortaya çıktı. O dönemde yine Koç Holding’in tüm kurum kimliğini tasarladım. Koç Holding’in 2008 öncesindeki reklamlarındaki “Arkasında Koç Var” yapısını bağlı markalarının büyümesi sebebiyle sol alt köşede konumlandırarak Koç Şirketlerinin yanındayız imajını oluşturduk.

Arçelik’te olduğu gibi 2009 yılından bu yana Koç Holding’in danışmanlığını yürütmekteyim.

Abdi İbrahim’in kurum kimliği çalışmalarında Massimo Vignelli ile kendi ofisimde çalışma fırsatı bulmuştum. Özellikle Vignelli’den titizlik ve yalınlık konusunda çok şey öğrendim.

2013’de Bodrum’a yerleştim.

Tüm işlerimi Bodrum’dan devam ettiriyorum. Hatta Arçelik’in tüm yurtdışı markalarını yeniden yapılandırıyoruz. Bodrum’da olmaktan çok mutluyum kendime daha çok vakit ayırabiliyorum.

Bodrum’da tasarımcılığı nasıl görüyorsunuz.

Açıkça söylemek gerekirse, Bodrumlu işverenlerin tasarıma ödediği paralarla bu işler yürümez. Tasarıma para ödemek bir kültür meselesidir.

Bodrum’a çok büyük firmalar geldiğinde iş daha farklı yürüyebilir, fakat şu an biraz zor görüyorum.

Buralarda kriz anında ilk olarak reklam ve sigorta giderlerinde tasarrufa gidiliyor, hâlbuki tam tersi olması gerekir.

Burada iş yok!

Bodrum’la İstanbul arasındaki giderler artık birbirine çok yakın. Ev kiraları, diğer masraflar hemen hemen aynı. Fakat iş konusunda kıyaslarsak İstanbul’a göre burada iş yok! Bodrum’a yerleşmek isteyenlere tavsiyem çevreniz varsa ve mevcut işlerinizi buradan yürütebileceğinize inanıyorsanız hiç düşünmeden gelin, aksi takdirde Bodrum’a gelmek bence bir macera olur.

Etiketler